basit makyaj hileleri

makyaj yaparken kullanılan belli kurallar ve yöntemler vardır. Açık Renkler hatları ön plana çıkartır, koyu renkler geri plana atar. Açık renk olarak şeffaf pudra, koyu renk olarak pudra veya allık kullanılabilir. Burun ile dudak arası uzun ise : Bu uzunluğu geri plana alabilmek için burun ile dudak arasını boyamalısınız. Burun ile dudak arası dar ise : Çok dar olan bu bölgeyi ön plana çıkarmak için açık renklerle boyamalısınız. Burun Düzeltme Teknikleri Küçük Burun : En ideal burun şeklidir. Fakat yüzde kaybolacak, dengeyi bozacak kadar küçük ise ve gözler iriyse burunu ön plana çıkarmak gerekir. Bunun için de burun kemiği ve kanatlarını tamamiyle açık renk fondoten ve pudra uygulamalısınız. Düz ve Kısa Burun : Bu tip burunlarda burnun bitimine ve iki kaşın arasına açık renk fondoten ve pudra sürülür. Bu sayede burun biraz daha uzun görünür. Uzun Burun : Burnun uzun olan alt uç kısmına koyu renk fondoten ve pudra ile gölge yapılarak uzunluk geri plana alınır. Burnunuzu uzun buluyorsanız; Kaş başlarınızın burna çok yakın olmamasına dikkat edin. Burun kökü ve ucuna gölgeleme yapın. Alnınızı ve çenenizi çıkık göstererek burnu daha önemsiz kısalıkta olduğunu vurgulayabilirsiniz. Kemikli Burun : Burundaki kemiğin üzerine koyu renk fondoten ve pudra sürülür. Bu sayede koyu renkle kemikli kısım geri plana alınır. Büyük Burun : Bu tip burunlarda, koyu renk fondoten ve pudra ile burun şekli yeniden belirlenir. Gözlerden başlayıp, burnun iki yanına inen gölgeler burun kanatlarına dağıtılır. Burun daha ince ve zarif gözükür. İşte size bir kaç tüyo… Burnu kısaltmak için uç kısmını gölgeleyin ama allık ile kırmızı fırça vuruşu burnu daha şiş gösterir unutmayın. Burnunuza yaptığınız gölge oyunlarını güneş ışığında kontrol etmeden dışarı çıkmayın, eliniz alışıncaya kadar leke yapabilirsiniz. Makyaj profesyonelliği zamanla olur.

Kadın'ın Dünyası kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Kendini tavuk zanneden kadınlara…

Kartalın biri yüksek semalardan uçarken, pençesiyle tuttuğu yumurtasını düşürür.
Yumurta bir tavuk çiftliğinin önüne düşer.
Tavuklar şaşırır.
Kendi yumurtalarına benzemeyen bu yumurta daha iri daha parlak ve ihtişamlıdır.
Birkaç tavuk bir araya gelir, yumurtayı iteleye iteleye kümese götürürler.
Tavuklar yumurtanın üzerinde her gün sırayla kuluçkaya yatar.
Birgün yumurta çatlar ve içinden kartal yavrusu çıkar.
Tavuklar hayretle kendileriyle alakası olmayan bu yaratığa bakar.
Ve onu kabullenirler.
Kartal yavrusunu bir tavuk gibi eğitmeye başlarlar.
Suyu böyle içeceksin, içtikten sonra başını boyle kaldıracaksın, kedi, köpek saldırırsa şu şekilde kaçacaksın, solucanı böyle yiyeceksin…
Artık kartal tavuk olup çıkmıştır.
Birgün onu yetiştiren tavuklardan biriyle dolaşırken, gökyüzünde bir kartal görür.
Şaşkınlığını gizleyemez.
‘Bu ne muhteşem bir kuş öle. Kanatları, gagası, renkleri ne Kadar da güzel.’
Tavuk yavru kartala ‘O kartaldır. Gözleri çok keskindir, binlerce metre öteyi görür, en güçlü kuşlardandır’ der.
Kartal yavrusu tavuk gibi büyür, tavuk gibi ölür, var olan gücünün farkında olmayarak.
İşte kadınlarımızın durumunu kendini tavuk zanneden bu kartala benzetirim.
Oysa ki güçlüdürler, tuttuklarını koparırlar.
Ama kadınların gücü yok sayılmıştır.
‘Ben modernim’ diyen kadın bile erkek egemen toplumun bu baskısına boyun eğmiştir.
Çeker giderim diyemez öyle kolayca.
Erkek kısmı, bu adil olmayan gücü kendisine verilmiş bir lütuf sanar ve dilediğini yapar.
Çevremizde var olan aydın dediğim, demokratlaşmış dediğim, bir zamanlar bu ülkeyi aydınlık yarınlara sürükleyeceklerini iddia edenler yaparlar ki bunu, ‘Bu mudur senin aydınlığın’ diyesim gelir.
Adı üstünde yav aldatmak, kandırmak yani, yalan söylemek, aşağılıkça tezgahlar yapıp eksilmek.
Ya ‘öteki’ kadın neden yapar bunu ‘beriki’ kadına??
Çünkü ‘O’nun hayatı bacak arasında başlar, bacak arasında biter.
Vicdanı da, beyni de, onuru da sadece ordadır.
Bir ettir yani.
Baska bir şey değil.
Ve kadınlarımız…
Ne desem ben size??
Hepiniz kartalsınız desem..
Kanatlarınız zarif…
Güçlüsünüz desem…
Değişirmi bir şey??
Öyle örselenmişsiniz ki çoğunuz…
Taaaaaaa çocukluğunuzdan hem de…
Nasıl desem bilmem ki?
Uçun işte yaaa…
Kartal gibi…
Kartal!!!

Kadın'ın Dünyası kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Güçlü Kadınlar…

Güçlü kadınlar vardır,her işlerini kendileri halletmeye çalışan.Anne babaları tarafından böyle yetiştirilen.Onlar kendi paralarını kendileri kazanmak isterler.Evdeki tüm tamirat,tadilat işlerinden anlarlar.Bir erkeğe mecbur kalmadan da hayatlarını devam ettirebilirler.Faturalarını kendileri yatırırlar.Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar.Hatta etraflarının yükünü de üstlenirler.Özgürlüğü severler,dik durmayı da,güçlüdürler çünkü… Aşık olduklarında hissederek yaşarlar.Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük beklentilere de girmezler.Sevdiklerine problem çıkarmazlar.Bütün gün çalışıp durduktan sonra,akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım dediğinde,hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden almalarına gerek kalmadan,o her neredeyse onun olduğu yere giderler.
Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları sıkıntıdan,yansıtmazlar çünkü.Para var mı,işyerinde sıkıntı mı oldu,birine canı mı sıkıldı,hiç bunlarla yormazlar birlikte oldukları erkeği.Çünkü istemezler kimse onlara acısın.
Sonra da bir bakarlar ki,bu kadar dik durmanın ve sorun çıkarmamanın karşılığında gerçekten de kimse onlara acımaz.Bu durum zamanla gelenekselleşir ve acınmama ile sorun çıkarmama hali yaşam tarzına dönüşür.Eskaza dayanamayıp sorunlarını paylaşmaya kalksalar,bu sefer de sorunlu kadın,kaprisli kadın,tahammül edilmez kadın damgasını yerler.Bu yüzden de terk edildiklerinde bile hiç seslerini çıkarmaz bu güçlü kadınlar! Terk eden erkek de bilir onun ne kadar güçlü olduğunu ve onsuz da yaşayabileceğini,içinde yaşadığı fırtınalardan bihaber.
Sonra bir dosttan,eşten,ya da tanıdıktan duyarlar ki onu terk eden gitmiş erkeğe muhtaç yaşamak zorunda olan biriyle beraber olmaya başlamış.Erkekler çok severler böyle kadınları.Birinin ona muhtaç olduğunu görmek bir çok duygusunu okşar erkeğin.Onlara kendini erkek gibi hissettirir! Bu zayıf kadınlar erkeklere bağımlıdır.
Mesela fatura filan yatıramazlar,anlamazlar çünkü.Nerden yatırılır onu da bilmezler.Ev ya da yemek alışverişi de yapmazlar,çünkü taşıyamazlar onca torbayı.Hep yorgun olurlar,bütün gün spor salonları,kuaför,o mağaza,bu mağaza gezerler.Akşama yemek yapmaya fırsat bulamazlar.Akşam eşleri eve geldiğinde,bugün nereye yemeğe gidelim,diye sorarlar.En kötü ihtimal dışardan yemek söylerler.Zayıf kadınlar doğurdukları çocuğa bakacak gücü de kendilerinde bulamazlar,pamuklar içinde yaşamaya alışmışlardır bir kere.Kendilerini hep altın tepsi içinde sunarlar.Huysuzluk da ederler,ama bu erkeğin hoşuna gider,çünkü kadın ona muhtaçtır,söylenmeyen güçlü kadının aksine,Hiçbirşeyi beğenmedikleri gibi devamlı da mutsuzdurlar.Pek teşekkür etmezler,kıskançlık krizlerini de severler.Kocasının ve sevgilisinin hayatlarını karartırlar.Erkekler bu kadınları asla terk edemezler.Çünkü o güçsüz,kırılgan bir kadındır.Ayrılırsa kurda kuzuya yem olur.Koruyup kollanmalıdır her an o!
Zayıf kadınlar hiç çökmez,buruşmaz ve yıpranmazlar.Ancak işin ilginç yanı her zaman daha değerli olanlar da onlardır.Ve geride kalan güçlü kadınlar tüm bunların nasıl gerçekleşebildiğine sadece bakakalırlar…

ALINTIDIR

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.